Take a fresh look at your lifestyle.

Moda Nedir ? Pınar TÜRKDEMİR

Peki sizce?
Ben bu soruyu mesleğim gereği oldukça fazla soran biriyim. Bu alanda eğitim almak isteyen, eğitim almaya başlamış ve eğitiminin sonuna gelmiş gençlere belirli zamanlarda bu soruyu tekrarlarım ve hep cevabın değiştiğini gözlemlerim. Bu durumu belki insanın zamanla değişen kişilik özelliklerine ya da modanın değişimin ta kendisi olması özelliğine bağlayabiliriz.

En fazla duyduğum moda tanımlarını sizlerle de paylaşmak istiyorum.
“Moda, insanın kendine yakışanı giymesidir” bu cümleyi moda tanımlarının şampiyonu ilan ediyorum. Galiba en klişe ve en yaygın cümle bu. Bu cümleyi duyunca ardından hep şunu sorarım… giydiğimiz her şeyi kendimize yakıştırdığımız için mi giyiyoruz…etrafta herkes kendine yakışan şeyleri mi giymiş oluyor… acaba bu moda denen sistem içinde önceleri hiç beğenmediğimiz ve hatta itici bulduğumuz bir ürünü satın alıp kullandığımız da olmuyor mu… Ve eğer herkes kendine yakışanı giyiyorsa fashion victim ( moda kurbanı) kavramı da nerden çıkıyor.
Aslında insanın kendine yakışanı giymesini kişinin tarzı, çizgisi, stili olarak tanımlamak daha doğru olacaktır. Ve bu noktada Gabrielle Coco Chanel’in “Moda geçicidir, stil kalıcı…”sözü de bu görüşümüzü desteklemektedir.

Diğer bir ifade “ Moda, farklı olmak istemektir” der … ve çok da doğru söyler. İnsan var olduğu çağlardan itibaren farklı olmak istemiştir. Diğerlerinden ayrılmak, fark edilmek istemiştir. Bunun altında karşı cinsi etkileme, toplumda yer edinme, biricik olma vb. bilinçaltı güdülerin olduğu söylenebilir. Ancak yalnızca farklı olmak isteme çabası modayı anlatmakta yetersiz kalabilir.
“ Moda, değişimdir. Modayı takip etmek sürekli bir değişimin içinde olmaktır” da güzel tanımlardan biridir. Modanın sistematiğinde değişim vardır. Moda olan bir ürün fark edilir, beğenilir veya beğenilmese de çoğunluğa uyum için tüketilir, ürünün kullanım süresi dolar, zaten günümüz sorunsallarından biri olarak kullanım süresi son derece kısalmıştır ve sonuçta ürünün yerine yeni, başka, değişik bir ürün arayışı başlar.

Bir başka tanımdaki “Moda, herkesi peşinden sürükler” ifadesi de modanın bileşenlerinden biri olan “kitleleri etkileme” unsurunu vurgular. Evet bir ürünün moda olması demek o ürünün bir çok kişi tarafından benimsenmesi ve tüketilmesi demektir. İlk çağlarda yaşayan insanların kendilerini farklılaştırma arzularının moda olarak tanımlamaya yetersiz olduğunu söyleme sebebimiz de işte modanın bu bileşenidir. Yani bir ürünün veya tarzın moda olduğunu söylemek için onun kitlelere ulaşması gerekir. Bu noktada moda kavramının ancak seri üretimin başlamasıyla, bir ürünün seri bir şekilde oldukça fazla üretilip ulaşım ağları ile birçok kişiye ulaşmasıyla başladığını söylemek yanlış olmaz. Bu sürecin başlangıcı için ise Sanayi Devrimini işaret edebiliriz.

“Moda, geçici yeniliklerdir ” ifadesi de modanın bileşenlerinden bir diğerini bize anlatır. Modanın üç bileşeni; geçici yenilik olması, değişim göstermesi ve kitleleri etkilemesi olarak kabul edildiğinden moda tanımlarında bu söylemleri kullanmak doğru moda tanımına giden en kesin yol olacaktır.
Ancak tabii ki modanın tanımı dışında işlevleri de bize modayı anlatırken tanımlarımıza yeni cümleler ekleme fırsatı sunar.
Örneğin; “moda, insanın kendini ifade biçimidir” sözüyle modanın sözsüz bir iletişim aracı olması işlevi anlatılmaktadır. Kişi giysileriyle karşı tarafa kendine dair birçok ipucu verebilir. Kişi, bulunduğu topluma uyum sağlayacak şekilde giyinir ve davranır.
Diğer bir tanım; “ Moda insanın ihtiyacı olmayan şeyleri tüketmesini sağlayan bir sistemdir” aslında bu modanın suçlu ilan edildiği bir nokta olarak karşımıza çıkıyor. Evet tabii ki her üretimin sebebi ve amacı ürünü satmaktır. Ancak günümüz sisteminde ortaya çıkan fast fashion ( hızlı moda) iş modeli tam da yukarıda bahsettiğimiz moda ürün döngüsünü iyice kısaltmıştır. Bu durum gereksiz ve çok fazla tüketime ve dolayısıyla tüketim atıklarına, üretim aşamasındaki sosyal adaletsizliklere ve toplumsal sorunlara sebep olmaktadır. Ancak bu noktada yaptığımız her tüketimde olması gerektiği gibi giysi tüketiminde de bilinçli davranmamız gerekir. Bilinçli bir tüketici, bir ürüne gerçekten ihtiyacı olup olmadığını sorgulayabilmelidir. Şöyle düşünecek olursak Sanayi Devriminden itibaren moda kavramından bahsediyoruz ancak içinde bulunduğumuz bu dönemden başka hiçbir dönemde ortalama bir insanın yıllık giysi tüketimi bu kadar artmamıştı. Yani özetle moda çok fazla tüketmek demek değildir!

O zaman sizleri bir sonraki buluşmamıza kadar bu sorularla baş başa bırakmak istiyorum; bir giysi alırken: “gerçekten ihtiyacım var mı?”, “olmasa da olur mu?” Gelin bu ay bu soruları kendimize sorarak alışveriş yapalım… Ve harcamayıp kenara koyduğumuz paramızla karşılıksız bir iyilik yapalım, bir yaşama dokunalım…
Sevgiyle ve iyilikle kalın….

Pınar TÜRKDEMİR

Comments are closed.