Take a fresh look at your lifestyle.

Kendini Okumak.. Kadriye CİRİTCİ…

Mevlana der ki;
“İnsanın en güzel yolculuğu kendi içine yaptığı yolculuktur”.
Bunu yapabilmek gerçekten cesaret istiyor. Bu yolculuğu başaranlar
bana göre, dünyanın en şanslı insanlarıdır. O zaman soralım canım
kendimize; Kendine yolculuğa hazır mısın? En renkli, en görkemli, en
ihtişamlı içsel yolculuğa. Kaptan sensin! Değerinin farkında mısın?
İnsan başlı başına zaten şaheser bir kitaptır. O halde, kendi
kitabında, ilk sayfadan, son sayfaya kadar seninle dolu rengarenk
sayfaları yol boyunca hemen okumaya başla, hayatı kaçırma.
Her sayfada kendinle yüzleş, kendini sorgula, kendini sev, kendinle
dertleş, kendine saygı duy, gücünü keşfet, şefkatle kendine sarıl.

İle Hayata Dair
Değerinin farkında olmadığımız en değerli kavram. Canım kendim. Bana bir
şey olursa yaşayamam diyebiliyor musunuz? Ah..! Canım kendim..! Bazen
gözlerimin derinliklerinde kaybolduğum, bazen görmezden geldiğim, bazen aşık
olduğum, bazen çok kızdığım, tabiki, “Ben.” Evrendeki her insan eşsizdir, özeldir,
benzersizdir. Yaradan da her insanı eşsiz ve benzersiz yaratmıştır. Ama insanı
gerçek anlamda özel ve değerli kılan, kişinin kendisidir. Bunu farketmesi hayatına
anlam katar ve öyle de yaşamaya devam eder. İnsanoğlu genellikle değerini,
kendisi dışında her şeye kullanır. Kendini ertelemekte üstüne yoktur. Öncelik hep
başkalarındadır. Varsa, yoksa başkaları için çırpınır durur. Oysa, düşüncelerimizi
önemsemek, duygularımızın değerini bilmek, becerilerimizi fark ederek önceliği
kendimize kullanmak ve akışta kalmak çok önemlidir. Varoluşumuz zaten başlı
başına bir değer değil midir? Madem ki bu renkli dünyada hayatın içindeyiz ve
yaşıyoruz, zaten çok değerliyiz, çok özeliz.
Halil Cibran, sevgiye dayalı harika sözlerinde der ki; “sevme gücü, insana verilmiş
en değerli armağandır; ve ondan bir daha asla geri alınmaz”
Varoluşta bu eşsiz duyguya hepimiz zaten sahipiz. Farkında olmaya, sahip
çıkmaya ve şükretmeye değmez mi? Tüm savaşlar kendi içimizde, kopan fırtınalar
kendimizle olan kavgamızda. İçimizdeki, hayatı ve dünyayı anlamlı ve yaşanılır
kılan iyilik, güzellik, doğruluk ve hak uğruna verdiğimiz mücadeleyi kazanmak için,
değişime kendimizden başlamalıyız. O halde tüm savaşlar sevgi için olmalı.
Kendimizin farkında mıyız?
“Dün akıllıydım dünyayı değiştirmek istedim. Bugün bilgeyim kendimi
değiştiriyorum.”
Mevlana
Mevlanın sözleri ne kadar anlamlı ve yol gösterici. Önce kendimizi tanımalı, sonra
dünyayı tanımalıyız. Biz değişirsek, dünya da, dünyamız da değişir ve güzelleşir.
Kendini seviyor musun?
Kendine en son ne zaman gerçekten şefkat gösterdin?
Yaralarının farkında mısın?
Kızgınlıklarını biliyor musun?
Hatalarını alkışladın mı?
Kendine zaman ve alan yarattın mı?
Yeterince cesur musun?

Kendimize soracağımız sorular
o kadar çok ki, sadece bir kaç
tanesini sıralayabildim. Bu anlamda
yapacağımız içsel yolculuk hem çok
değerli, hem de bu soruların hepsini
cevaplamakta çok başarılı bir usta.
Hepimizin hayatında yaşadığımız
zor zamanlar elbette olmuştur ve
olmakta. Kendimize kötü davranmak
yerine, sevgiye sarılalım. Yaralarımızı
sevgiyle saralım, gönlümüzü alalım,
incitmeyelim, dertleşelim, iç sesimize
güvenelim. Kendimizi olmak istediğimiz
gibi değil, olduğumuz gibi kabullenip
değer verelim ve sevelim. Sevgi her
kapıyı açan en değerli duygudur.
Seversek, bize iyi gelenleri de mutlaka
çok severiz. Kendimizi sevmekten
vazgeçmeyelim, bizi tamamlayan
sevgilere kucak açalım. Sevgiden
yoksun bir beden ve ruh acı içinde
kıvranmaya mahkumdur. Yaşadığımız
her an çok değerli ve tekrarı yoktur.
Onu nasıl geçireceğimiz bize kalmıştır.
Geçmişe takılma, gelecek ile de
kaygılanma. Heranın hakkını vererek
deneyimle. Dünya yolculuğu sevgi ile
bezenmiş uzun bir yoldur. Kendine
daima dürüst ol, kendin ile olan
kavganı bitir ve kendi dünyan ile barış
imzala. Geleceğine şans tanı, kendini
erteleme ve özgürlüğünü kucakla.
Affet. Teşekkür et. Dua et. Şükret.
Çok şükür…

       Kadriye CİRİTCİ

Comments are closed.