Moda

Sinem Biçer Geniş “Gayrimenkulden Kozmetiğe: Farklı Sektörlerde Değer Üreten Bir Girişimcilik Vizyonu!”

İş dünyasında sürdürülebilir başarı yalnızca doğru zamanda doğru yatırımı yapmakla değil; değişen pazar koşullarını okuyabilmek, güçlü markalar oluşturmak ve farklı sektörlerde edinilen deneyimi yeni iş modellerine dönüştürebilmekle mümkün. 24 yılı aşan profesyonel iş hayatıyla Sinem Biçer Geniş, bugün özellikle gayrimenkul yatırımları ve pazarlaması ile kozmetik sektöründe faaliyet gösteren markaların gelişimine odaklanıyor. Bu yapının gayrimenkul tarafında SFE Yatırım, klasik emlak danışmanlığının ötesinde; gayrimenkul değerleme, yatırım danışmanlığı, profesyonel pazarlama, satış ve kiralama süreçlerini bütüncül şekilde yöneten bir iş modeliyle faaliyet gösteriyor. Kozmetik tarafında ise Sinosha Kozmetik, marka geliştirme, ürün, kalite, estetik ve uluslararası pazarlara açılma vizyonuyla büyütülen ayrı bir ticari yapı olarak konumlanıyor. Sinem Biçer Geniş için bu şirketler birbirinden bağımsız girişimler olmanın ötesinde ortak bir iş anlayışının parçaları: Doğru ihtiyacı belirlemek, profesyonel bir sistem kurmak, markaya değer kazandırmak ve uzun vadeli büyümek. Bu nedenle bugün konuşulması gereken yalnızca Sinem Biçer Geniş’in kişisel başarı hikâyesi değil; onun da içinde bulunduğu ve yön verdiği şirketlerin nasıl büyüdüğü, hangi iş modellerini geliştirdiği ve önümüzdeki dönemde hangi hedeflere yöneldiği.


24 yıllık iş hayatınızın ardından bugün kendinizi daha çok girişimci, yatırımcı yoksa yönetici olarak mı tanımlıyorsunuz?
Aslında bunların birbirinden tamamen ayrılabileceğini düşünmüyorum. Bir şirket kurduğunuzda girişimci olabilirsiniz ancak o şirketi sürdürülebilir hale getirmek için iyi bir yönetici olmanız gerekir. Yeni fırsatları değerlendirmek istediğinizde de yatırımcı bakış açısına ihtiyaç duyarsınız. Benim için son yıllardaki en önemli değişim, tek tek işlerden çok sistemlere ve markalara odaklanmak oldu. Bir işi yapmak başka, o işi siz olmadan da çalışabilecek bir yapıya dönüştürmek başka bir şey. Bugün SFE Yatırım’a veya Sinosha’ya baktığımda benim için asıl soru, “Bugün ne kadar iş yaptık?” değil; “Beş yıl sonra bu marka nerede olacak?” sorusu. Bu nedenle artık daha uzun vadeli düşünüyorum. Kurumsallaşma, doğru ekip, marka değeri, müşteri güveni ve sürdürülebilir büyüme benim için çok daha önemli.


Farklı sektörlerde faaliyet göstermek yönetim açısından zor değil mi?
Elbette her sektörün dinamiği farklı. Gayrimenkul ile kozmetiği aynı yöntemle yönetemezsiniz. Ancak temel ticari prensipler aslında çok benzer. Müşterinizi tanımanız gerekiyor. Pazarı doğru okumanız gerekiyor. Ürününüzün veya hizmetinizin neden tercih edilmesi gerektiğini açık biçimde ortaya koymanız gerekiyor. Güven oluşturmanız ve verdiğiniz sözün arkasında durmanız gerekiyor. Ben farklı sektörlerde olmayı dağınıklık olarak değil, doğru profesyonel yapılar kurulduğu sürece bir avantaj olarak görüyorum. Çünkü bir sektörde öğrendiğiniz pazarlama yaklaşımı başka bir sektörde size farklı bir bakış açısı kazandırabiliyor. Gayrimenkulde öğrendiğiniz yatırım disiplini başka bir işte karar mekanizmanızı geliştirebiliyor. Önemli olan her şeyi kendiniz yapmaya çalışmak değil; doğru sistemi ve doğru ekibi kurabilmek.

Sinem Hanım SFE Yatırım’ın kuruluş ve büyüme vizyonunu nasıl tanımlarsınız?
Gayrimenkul sektöründe çok önemli bir değişim yaşanıyor. Eskiden emlak danışmanlığının önemli bir bölümü gayrimenkulü ilana koymak, müşteri bulmak ve işlemi tamamlamak üzerine kuruluydu. Bugün bunun yeterli olmadığını düşünüyoruz. SFE Yatırım’da gayrimenkule öncelikle bir ekonomik değer ve yatırım ürünü olarak bakıyoruz. Bir portföy bize geldiğinde yalnızca “Bu ev kaça satılır?” sorusuna cevap vermeye çalışmıyoruz. Bölgedeki gerçekleşen ve güncel fiyatları, arz-talep yapısını, lokasyonu, projenin özelliklerini, alternatif gayrimenkulleri, yatırım potansiyelini ve hedef müşteri kitlesini birlikte değerlendiriyoruz. Sonrasında fiyatlandırma ve pazarlama stratejisini oluşturuyoruz. Dolayısıyla bizim açımızdan satış süreci ilan verildiği gün değil, doğru analiz yapıldığı gün başlıyor.

Sinem Hanım SFE Yatırım’ı klasik bir emlak ofisinden ayırmak istediğiniz temel nokta nedir?
Biz kendimizi yalnızca gayrimenkul satan veya kiralayan bir yapı olarak konumlandırmak istemiyoruz. Hedefimiz, gayrimenkul yatırım ve pazarlama şirketi kimliğini güçlendirmek. Bir gayrimenkulün profesyonel fotoğraf ve video çekiminden dijital pazarlamasına, doğru fiyatlandırılmasından hedef müşteri analizine, yatırımcılarla buluşturulmasından satış veya kiralama sürecinin yönetilmesine kadar bütün aşamaları tek bir stratejinin parçası olarak görüyoruz. Özellikle gayrimenkul sahiplerinin en büyük problemlerinden biri gerçekçi olmayan fiyat beklentileri nedeniyle aylarca sonuç alınamaması. Biz burada daha net bir yaklaşım benimsiyoruz: Doğru fiyat + doğru sunum + doğru pazarlama + doğru müşteri = sonuç. Bu dört unsurdan biri eksik olduğunda süreç uzuyor.


SFE Yatırım’ın “60 Günde Satış ve Kiralama Garantisi” yaklaşımı da buradan mı doğdu?
Kesinlikle. Bir gayrimenkul şirketinin yalnızca müşteriden yetki istemesi bana göre yeterli değil. Yetki istiyorsanız siz de ortaya bir performans hedefi koymalısınız. Bu düşünceden hareketle, belirli koşullar ve karşılıklı mutabık kalınan gerçekçi piyasa değeri çerçevesinde 60 Günde Satış ve 60 Günde Kiralama Garantisi modelini geliştirdik. Burada önemli olan “garanti” kelimesinden çok, arkasındaki iş disiplinidir. Gayrimenkul sahibine aslında şunu söylüyoruz: “Siz bize güvenerek portföyünüzü teslim ediyorsanız, biz de bunun karşılığında sonuç üretmek için sorumluluk alıyoruz.” Bu yaklaşım aynı zamanda şirketimizi daha disiplinli çalışmaya zorluyor. Çünkü fiyatlandırmadan reklam stratejisine kadar yaptığımız her işin ölçülebilir bir sonucu olması gerekiyor.
Bugün gayrimenkul satmak neden eskisine göre daha profesyonel bir süreç gerektiriyor?
Çünkü müşteri değişti. Bugün insanlar bir gayrimenkulü görmeye gitmeden önce internette onlarca alternatif inceliyor. Bölge fiyatlarını araştırıyor, proje hakkında bilgi topluyor, yatırım geri dönüşünü hesaplıyor. Dolayısıyla yalnızca ilan yayınlamak artık pazarlama değil. Bir gayrimenkulün doğru hikâyesini oluşturmanız gerekiyor. Kim satın alabilir? Neden satın almalı? Yatırım için mi, yaşam için mi uygun? Alternatiflerinden farkı ne? Doğru fiyat aralığı nedir? Bunları cevaplayamadığınız zaman ilanınız yüzlerce ilan arasında kayboluyor. Bu nedenle SFE Yatırım’da veri ile pazarlamayı birlikte kullanmayı önemsiyoruz.


Gayrimenkul sahiplerinin en sık yaptığı hata nedir?
En büyük problemlerden biri, piyasa değeri ile beklenti değerinin birbirine karıştırılması. Bir gayrimenkul sahibinin kendi mülkünü değerli görmesi çok doğal. Ancak piyasanın oluşturduğu fiyat başka bir şey. Yanlış fiyatla piyasaya çıkan bir gayrimenkul zaman içerisinde değer kazanmak yerine pazarda eskimeye başlayabiliyor. Bu nedenle bizim için profesyonel değerleme çok önemli. Gayrimenkul sahibine her zaman duymak istediği rakamı söylemek yerine, verilerin bize söylediği rakamı göstermek daha doğru. Uzun vadede güven de böyle oluşuyor.
SINOSHA KOZMETİK: ÜRÜNDEN ÖNCE MARKA İNŞA ETMEK
Gayrimenkulden tamamen farklı görünen bir diğer alanınız Sinosha Kozmetik. Sinosha nasıl bir vizyonla geliştiriliyor?
Kozmetik gerçekten çok farklı bir dünya. Ancak burada da beni ilgilendiren temel konu yine marka ve değer yaratmak. Kozmetik sektöründe tüketici yalnızca bir ürün satın almıyor. Kalite, güven, tasarım, deneyim ve markanın temsil ettiği dünyayı birlikte satın alıyor. Bu nedenle Sinosha’yı yalnızca ürün satan bir kozmetik markası olarak görmüyoruz. Sinosha’nın kendi kimliği, estetik dili ve uzun vadeli marka değeri olması gerekiyor. Ürün geliştirme ve üretim tarafında kalite standartları bizim için önemli. Bunun yanında ambalajdan marka iletişimine, müşteri deneyiminden uluslararası pazarlama yaklaşımına kadar bütün unsurların aynı seviyede olması gerektiğine inanıyorum.


Sinosha’nın uluslararası marka olma hedefi var mı?
Kesinlikle var. Başlangıçtan itibaren yalnızca Türkiye pazarını düşünerek hareket etmek istemiyoruz. Kozmetik zaten doğası gereği uluslararası bir sektör. Avrupa, Körfez ülkeleri, Orta Doğu ve farklı ihracat pazarlarında ciddi fırsatlar bulunuyor. Bu nedenle ürün ve marka yapılanmasını da mümkün olduğunca uluslararası standartlarda düşünmek gerekiyor. Bizim için önemli olan hızlı biçimde çok sayıda pazara girmek değil. Doğru ürünlerle, doğru pazarlarda ve doğru distribütörlerle sürdürülebilir biçimde büyümek. Marka oluşturmak uzun soluklu bir süreç. Kısa vadeli satış rakamlarından önce tüketicinin markaya duyduğu güveni oluşturmak gerekiyor.
SFE Yatırım ile Sinosha arasında ticari açıdan nasıl bir ortak nokta görüyorsunuz?
Dışarıdan bakıldığında neredeyse hiçbir ortak noktaları yok gibi görünüyor. Biri gayrimenkul, diğeri kozmetik. Fakat yönetim açısından baktığımda çok önemli ortak noktaları var. Her ikisinde de güven, marka, doğru hedef kitle ve müşteri deneyimi belirleyici. Gayrimenkulde milyonlarca liralık bir yatırım kararından söz ediyoruz. Dolayısıyla güven olmadan işlem gerçekleşmez. Kozmetikte ise tüketici ürünü doğrudan kendisinde kullanıyor. Burada da kalite ve güven vazgeçilmez. Dolayısıyla sektörler farklı olsa da bizim iş anlayışımız aynı: Önce güven oluşturmak, sonra ticaret yapmak.


Yeni bir projeye yatırım yaparken hangi kriterlere bakıyorsunuz?
Öncelikle gerçek bir ihtiyaç olup olmadığına bakıyorum. Bir sektörün popüler olması tek başına benim için yatırım nedeni değil. Pazar var mı? Müşteri kim? Ürün veya hizmet hangi problemi çözüyor? Rekabet avantajımız ne? Doğru ekip var mı? Ölçeklenebilir mi? Ve en önemlisi, beş yıl sonra hâlâ anlamlı olacak mı? Bir projeye yatırım yaparken yalnızca finansal sermaye koymuyorsunuz. Zamanınızı, ekibinizi, bağlantılarınızı ve itibarınızı da ortaya koyuyorsunuz. Bu nedenle benim için yatırım kararında en önemli kavramlardan biri sürdürülebilir değer yaratmak.
Şirketlerin büyümesinde doğru ekip ne kadar önemli?
Belki de sermayeden daha önemli. Çünkü sermaye size başlangıç imkânı verir ancak şirketi insanlar büyütür. Özellikle farklı sektörlerde faaliyet gösteriyorsanız her alanın uzmanlarıyla çalışmanız gerekiyor. Ben artık her işi kendim kontrol etmeye çalışmanın güçlü yönetim olduğuna inanmıyorum. Tam tersine, güçlü yönetim; doğru insanları seçmek, sorumluluk vermek, performansı ölçmek ve herkesin aynı hedef doğrultusunda çalışmasını sağlayabilmek. Bir şirketin gerçek değeri, kurucusu veya yöneticisi masada olmadığı zaman da sistemin çalışmaya devam edebilmesidir.
Kadın girişimciler konusu da sizin önem verdiğiniz alanlardan biri. Bunu şirketlerinizin vizyonunun neresinde görüyorsunuz?
Kadın girişimciliğini yalnızca sosyal sorumluluk başlığı altında değerlendirmiyorum. Bunun doğrudan ekonomik bir konu olduğunu düşünüyorum. Daha fazla kadının şirket kurması, yatırım yapması, ticaret yapması, ihracata yönelmesi ve karar mekanizmalarında yer alması ekonomiye doğrudan katkı sağlar. Ben özellikle kadınlar arasındaki networkün yalnızca sosyal bir çevre olmaktan çıkarak ticari bir networke dönüşmesini önemsiyorum. Birbirimize müşteri sağlayabiliyorsak, yatırım fırsatı paylaşabiliyorsak, ortak projeler geliştirebiliyorsak, uluslararası bağlantılarımızı birbirimize açabiliyorsak orada gerçek ekonomik değer oluşuyor.


Üzerinde çalıştığınız kadın girişimcilik yapılanmasının hedefi de bu mu?
Evet. Ama bunu röportajın veya iş hayatımın merkezindeki tek konu olarak görmüyorum. Bu, önümüzdeki dönemde geliştirmek istediğimiz projelerden biri. Temel hedefimiz kadınların bilgi, sermaye, deneyim ve ticari bağlantılarını bir araya getirebilecek profesyonel bir yapı oluşturmak. Networking elbette bunun bir parçası ancak nihai hedef networking yapmak değil, iş üretmek. Bir bağlantı yeni müşteriye, yatırıma, ihracata, ortaklığa veya yeni bir girişime dönüşebiliyorsa anlamlı hale geliyor.
2027 VE SONRASI: MARKALAŞMA, BÜYÜME VE ULUSLARARASI AÇILIM
Önümüzdeki dönemde SFE Yatırım için önceliğiniz nedir?
SFE Yatırım tarafında hedefimiz daha güçlü ve kurumsal bir gayrimenkul yatırım ve pazarlama markası oluşturmak. Portföy sayısını artırmak tek başına hedefimiz değil. Biz nitelikli portföy, doğru fiyatlandırma ve yüksek satış performansı üzerine büyümek istiyoruz. Teknolojiyi, profesyonel değerleme sistemlerini, dijital pazarlamayı ve yatırımcı networkünü daha etkin kullanarak satış ve kiralama süreçlerini daha ölçülebilir hale getirmek istiyoruz. Uzun vadede SFE’nin ismini gördüğünüzde insanların aklına üç kelimenin gelmesini istiyorum: Güven. Profesyonellik. Sonuç.


Sinosha tarafında hedef nedir?
Sinosha’da hedefimiz güçlü ürünlerin yanında güçlü bir marka inşa etmek. Kozmetikte uluslararası rekabet çok yüksek. Bu nedenle yalnızca iyi ürün üretmek yeterli değil. Marka dili, ambalaj, konumlandırma, dağıtım kanalları, dijital iletişim ve müşteri deneyiminin birlikte yönetilmesi gerekiyor. Uzun vadeli hedefimiz Sinosha’yı Türkiye’den doğan ancak uluslararası pazarlarda da tanınan bir kozmetik markasına dönüştürmek.
Bütün bu faaliyetleri tek cümlede birleştirmeniz gerekse nasıl tanımlardınız?
Ben bunu değer oluşturmak ve o değeri sürdürülebilir bir sisteme dönüştürmek olarak tanımlarım. Gayrimenkulde bir yatırımın değerini ortaya çıkarıyorsunuz. Kozmetikte bir markanın değerini oluşturuyorsunuz. Yeni girişimlerde bir fikri ekonomik değere dönüştürüyorsunuz. Aslında yaptığımız işlerin ortak noktası bu. Benim için başarı yalnızca bir şirketin cirosunun veya büyüklüğünün artması değil. Kurulan yapının kalıcı olması, markanın güven oluşturması ve zaman içerisinde bizden daha büyük hale gelmesi. 24 yıllık iş hayatından sonra bugün en fazla ilgilendiğim konu da bu. Yeni işler kurmak elbette heyecan verici. Ama artık asıl hedefim doğru şirketleri kurmak, doğru insanlarla büyütmek ve kalıcı markalar bırakmak.

İlgili yazılar

Isabel Marant 2026-27 Sonbahar/Kış

Moda Dergi

Işıltılı Dünyanın Perdesini Aralayan Güzel “Aleyna”

Moda Dergi

Podyumda Büyülediler…

Moda Dergi
Translate »