Take a fresh look at your lifestyle.

Kadriye CİRİTCİ İle Hayata Dair

VEDA

Mevsim Hazan’a döndüyse, yaza veda, “Eylül“ ile buluşma vaktidir. Gelecek baharlara açılan kapıda bir yanımız yaprak dökse de, bir yanımız mutlulukla kucaklaşmaya hazırdır. Yaz günlerinin o kavurucu sıcakları yerini tatlı bir serinliğe hazana bırakıyor. Doğa bir başka bahara kadar vedaya hazırlanıyor; sarının, kızılın her tonu evreni sarıyor. Hüzünlerin ve vedaların ayı olan Eylül edebiyatçılarında ilham kaynağı ve en sevdiği aydır.
Elveda Yaz …
Hoşgeldin mağrur Eylül..


Bir mevsimin vedasıyla başlamak istedim bu ay ki yazıma. Vedalar söz konusu olduğunda bedenimizin en acıyan yeri kalbimizdir. Öyle bir cız sesi gelir ki, yaşamla ölüm arasında gider geliriz. Vedalara alışmak elbette zordur. Ne yazık ki hiç birimizin hayatında olmasını istemediğimiz bir kavram olan “Veda”, kaçınılmaz olarak, hayatımızın bir parçasıdır. Madem ki böyledir, “Veda” etmeyi de ustalık gerektiren bir sanata dönüştürmekte fayda vardır. Ustalıkla yapılan vedaların, insan ruhunda yarattığı boşluğu ve acıyı bir nebze de olsa doldurabileceğini ve hafifletebileceğini kim inkâr edebilir ki? Üzmeden, üzülmeden zarifçe yapılan belki bir şiirde, belki bir şarkıda bizleri buluşturan vedalar.
Yaşamımız boyunca hep bir şeylere kucak açar, bir şeylerle vedalaşırız. Hayat bizi tecrübelerle donatıp ustalaştırdıkça vedanın önemini daha iyi anlarız. Vedalar yaşamımızın en güzel hikayesinin ummadığınız bir anda bitivermesi, bir günün sabahında o koskoca bir şehrin bırakılıp terkedilmesi gibidir. Kimine göre yol ayrımı, kimine göre yeni kavuşmalara açılan kapıdır.
Yaşamınıza kaç veda sığdırdınız? Kaç ayrılık? Kaç hüzün? Kaç gözyaşı?
Sanırım en acı duyulan vedalar , ölüm gerçekliği ile yüz yüze gelindiğinde hayata edilen son vedalardır. Ölüm vakti geldiyse, gemi limandan sonsuzluğa doğru hüzün ve gözyaşları ile yol alacaktır. Ardında bırakılanlar ise, yaşanmış acı, tatlı anılar, albümlerde kalan zamanla sararmaya terkedilecek yaşanmışlıklarla dolu fotoğraflardır. Acılarımızı, paylaşarak azaltır, yeni kavuşmalar için devam eden hayatlarımıza soluk alacağımız yeni yaşam alanları açarız.

Bizlerin hayat yolculuğu devam ettiği sürece, tıpkı yolcuların yer değiştirdiği
gibi, vedalarda yenileriyle yer değiştirecektir.
Her veda sonrası ölüm bile olsa, söylenebilecek en güzel sözler;
Hoşgeldin yeni hayat..!
Hoşgeldin yeni hayatım olmalıdır.
Geçmişinizle vedalaşın ve gelecek güzel günlere yer açın. Sizde göreceksiniz
ki, her yeni gün, sizi yenileyerek, çoğaltarak yeni süprizlerle tamamlayacaktır.
Yeni hayatınızı sevgiyle kabul ettiyseniz, kapı aralığından görebildiğiniz en
güzel şey yaşamak olacaktır. Vedaların, omuzlarınızdaki tüm yüklerinizden
sizi azad etiğini biliyor muydunuz? Keder değil yaşama sevinci veren, tüm
yaralarınızı sizin bile farketemeyeceğiniz bir ustalıkla saran, iyileştiren,
iyi gelenleri hayatınıza dahil eden vedaların değeri paha biçilemez.
Mucizelere inanın. Pozitif düşünün. Kendinize değer verin. Çünkü hiç kimse
bir başkasının hayatını üstlenerek üç- beş kişilik hayat yaşamaz. Sadece
yaşadığını zanneder. Sorumluluk almak başka, kendi hayatını yaşamak
başkadır. Sırtınızdaki yükleri sahiplerine iade edin. Kendinizi hafifletin ve
varlığınızına şükredin.

Türk edebiyatının önemli şairlerinden, büyük usta Nazım Hikmet Ran
anısına saygıyla bir şiirini paylaşmak istiyorum. Duygusallık ve kahramanlık
temalarının işlendiği şiirlerini hayatımın her döneminde beğeniyle okudum.
Beni çok etkileyen, veda yazıma değer katan bir şiir, ustayla harmanlandı.
Duygu dolu dizeleri birlikte hatırlayalım;
Hoşça kalın
dostlarım benim
hoşça kalın!
Sizi canımda
canımın içinde,
kavgamı kafamda götürüyorum.
Hoşça kalın
dostlarım benim
hoşça kalın…
Resimlerdeki kuşlar gibi
dizilip üstüne kumsalın,
mendil sallamayın bana.
İstemez…
Ben dostların gözünde kendimi
boylu boyumca görüyorum…
A dostlar
a kavga dostu
iş kardeşi
a yoldaşlar a..!!.
Tek hecesiz elveda..
Geceler sürecek kapımın sürgüsünü,
pencerelerde yıllar örecek örgüsünü.
Ve ben bir kavga şarkısı gibi haykıracağım
mapusane türküsünü.
Yine görüşürüz
dostlarım benim
yine görüşürüz…
Beraber güneşe güler,
beraber dövüşürüz…
A dostlar
a kavga dostu
iş kardeşi
a yoldaşlar a..!!.
elveda..!!
Zamansız vedaları, yeni umutlara, yeniden kavuşmalara çevirmek yine
bizlerin elindedir. Kendinizi ve duygularınızı zenginleştirin. Vedalarınızı
sevin ve sevginizle iyileştirin. Ne güzel bir temennidir, hoşlukla kalın, hoşça
kalın diyebilmek. Ne güzeldir, bir vedaya sığdırılmış yeni bir hayatı, yeni bir
aşkı, yeni bir işi, her şeyin en yenisini çoşkuyla karşılayabilmenin heyecanını
hissedebilmek. Yaşamınızdaki vedalar sizi büyütür. tecrübe kazandırır,
hatalarınızla yüzleştirir ve olgunlaştırır. Yenilenen hayatınızda hedeflerinizi
büyütün. Okuyan, öğrenen, araştıran, sorgulayan, üreten bir birey olmaya
özen gösterin. Tıpkı mevsimler gibi, Vedalar sizi yenilesin. Siz vedalarınızla
yenilenin.
Yeniden buluşmak dileğiyle…
Hoşçakalın, sevgiyle kalın efendim.

Kadriye CİRİTCİ

Comments are closed.