Take a fresh look at your lifestyle.

Ne İstersen Onun Kölesi Olursun.. Alev KOÇAK

Arzularımız, onları gerçekleştirebilmek için, fedakarlıklar yapmamızı gerektirir. Mesela, bir yemeği şiddetle arzuluyorsak, belki o tat için kilometrelerce yol gitmemiz gerekir, belki bize daha faydalı işlerle uğraşacakken, onu yapmak veya almak için ekstra vakit harcamamız, belki kilo sorunu olan birisi için, alması gerekenden fazla kaloriyi kabul etme ve sonuçta suçluluk duygusu, belki de bütçemizin üstünde bir harcama ve mali olarak zor durumda kalma durumları… Diyelim ki bir kişiyi kafamıza taktık ve

Hayatta ilerleyebilmemizin en büyük kısıtı, arzularımızdır. Şiddetle istediğimiz şeyler, zihnimizi ve düşüncelerimizi ele geçirir.
Ona sahip olmadan, başka şeylere tam olarak odaklanamayız. Konsantrasyonumuz olmadan da, hiç bir işte başarılı olamayız.
onunla ilişkimiz olmasını şiddetle istiyoruz. Onu düşünerek bir hayli zaman harcayabiliriz, onun uğruna, işimizi gücümüzü bırakıp, sorumluluklarımızı aksatabiliriz. Tavizler verebiliriz, ona hoş görünmek uğruna, bize uymayan hareketler yapabiliriz.
Onun için belki ailemizi, belki arkadaşlarımızı, belki de kendimizi kırabiliriz. Normalde yapmayacağımız şeyleri o istedi diye yapabiliriz. Veya bir işi çok arzuladığımız için, karşılığını aldığımızdan çok daha fazla emek harcayabilir, bize katkı sağlamayacak hareketlerde bulunabilir, belki işverene gereksiz tavizler verebiliriz. Sonuçta gereksiz yere yıpranıp, mutsuz olabilir, kendi değerimizi düşürebiliriz. Paraya sahip olmayı şiddetle isteyen kişiler, bunun uğruna hoş olmayan, kişiliklerine veya diğer insanlara zarar verecek şeyler yapabilirler. Alkol almayı çok arzulayan kişilerin, sarhoş olup, sonradan telafisi olmayan rezil şeyler yaptığına ve hem kendi bedenlerine ve saygınlıklarına, hem de çevrelerine zararlı olduklarına çok kez şahit olmuşsunuzdur.


Kısacası, neyi çok istersek, onun kölesi oluruz. Özgürlüğün tek yolu, hiç bir şey istememektir. Sadece hiç bir arzusu olmayan insanlar, kendileri gibi olabilir, sadece istediklerini yapabilir, her zaman olmaları en uygun olan yerde bulunabilir, yapmaları gereken işleri layığıyla yapabilirler.
Bir şeye sahip olmak istiyorsak, önce onu istemeliyiz. Hayatta ne istersek, o olur. Genel kabul görmüş bu düşüncelerin, anlattıklarıma ters düşen hiç bir tarafı yoktur. Çünkü buralarda kastedilen istemek, bir şeyi gönlünden geçirmek ve olsa ne iyi olur diyerek istemektir.
Gözü kararmış, şiddetle kafaya takmış ve uğruna saçma sapan şeyleri göze alabilecek tarzda bir istemek asla değildir. Şiddetli arzu ile, gönülden istemek arasında çok büyük farklar vardır. Gönülden istemek, kişiyi ve davranışlarını bozmaz. Kendi doğasına sadık kalarak, bir şeyler istemenin hiç bir kötü yanı olmadığı gibi, tersine olumlu yanları ve tezahür ettirebilme gücü çok fazladır.
İnsanlara bir şeyi yaptırmanın iki güçlü yolu vardır; ya umduracaksın, ya korkutacaksın. Her iki yol da, arzulara oynamaktır. Arzularını kontrol edebilen bir kişiye, asla kendi doğasına uymayan bir şeyi yaptıramazsınız.
Tehdit konusu her ne ise, panikle hareket etmesini sağlayamazsınız. Çünkü o, en sevdiği, en istediği şeylerden bile, koşullar gerektirdiğinde kolaylıkla vazgeçebilecektir.
Büyük işler başarmak, hayatta ilerlemek, kendini ve doğayı keşfetmek, tatmin edici bir yaşama ve belirli bir saygınlığa sahip olmak isteyen herkes, arzularını kontrol edebilmelidir. Hiç bir şey istemeyen bir insanı etkilemek, inandığından başka bir şeye ikna etmek ne kadar zordur bir düşünün. Onu asla kandıramazsınız. Ancak onunla birlikte çok güzel işler başarabilir, çok hoş vakitler geçirebilirsiniz.
Köle olmak istemiyorsan, hiç bir şey uğruna, kendinden vazgeçme. Dünyaya hükmeden kişiler, hiç bir şey uğruna yollarından sapmayanlardır. Neyi istersen, onun kölesi olursun. Hiç bir şey istemezsen, her şeye hükmedebilirsin.

 

Alev KOÇAK

Comments are closed.