Take a fresh look at your lifestyle.

Kadriye CİRİTCİ İle Hayata Dair…

Hassasiyetler gönlümüzün güzelliğidir.
Hoyratça incitenlerden değil, hassasiyetle kalpleri onaranlardan olalım.

Kırdıkça, kırıldıkça gönüllere zarar vermek kolaydır. Hassasiyetimizi korumanın inceliğini yaşamak, gönülleri fethetmek gökyüzündeki yıldızlar gibi parlamak için insan olma sanatında ustalaşmak gerekir. Hassas kişilikler düşüncelidir. Duyarlılıkları maksimum seviyededir. Karşısındaki insanı anlayabilir, hislerine ortak olabilirler. Empati yetenekleri gelişmiştir. Hassas insanların, hassasiyetleri, yaş aldıkça, hayat tecrübeleri arttıkça, olgunlaştıkça artar. Dünya görüşleri değişir. Çünkü, hayatı yaşayarak öğrenirler. Öğrendikleri onlara, her şeye karşı nasıl duyarlı olunması gerektiğini her defasında hatırlatır. Tecrübeleriyle, hayatın öğretmenlerine adeta kafa tutarlar. Güzeldir hassas insanlar. Kalplerinin güzelliği yüzlerindedir. İncindikçe, incitmekten korkarlar. İncinmenin inceliğini iyi bilirler.


Aşırı hassasiyet, diğer bir deyimle düşünceli insan olmaktır. Doğuştan kazanılmış duygularına gem vuramazlar. Hayatın yorgun savaşçılarıdır. Algıları çok açıktır. Hayatın cehennem tarafını, tüm bedeninde yaşasa da, bunu günlük yaşamlarına dahil etmezler. Başkalarına zarar vermekten daima çekinirler. Öğrenme yetenekleri gelişmiştir. Güçlü insan profili çizerler. Bu sebepten aşırı hassas insanlar diğerlerine göre gözyaşlarında boğulmaktan uzak kalamazlar. Vurdum duymazlık kitaplarında yoktur.
Hassasiyetler
Antonio Curnetta’nın Hassas insanları anlatan şu sözlerine katılmamak mümkün mü? “Hassas insanlar; kimseyi rahatsız etmemek için, hayatı parmak ucunda yaşar. Ses yapmadan hayata devam eder. Çünkü bütün “gürültü” içindedir” !..
İnsanın kendi gürültüsünde kaybolmayı, gerçekten insani değerleri kaybolmamış erdemli insanlara yakıştırıyorum. Hayat bazen yapmak istediklerimize izin vermez. Mutluluğumuza da, mutsuzluğumuza da. Gönül inceliği ile incitmekten korktuğunuz insanlar , gün gelir size karşı zafer kazandığını zannederler. Oysa, insan olmanın onuru ve erdemiyle hassasiyet gösterdiğinizi, onları incitmekten korktuğunuzu bilmezler. Aksine zayıf tarafınızı görür, üzerinize üzerinize gelirler.
Duygusal, mükemmeliyetçi, naif hassasiyeti yüksek insanların bence üzerlerine fazla gidilmemeli. Bir eleştiri yaparken bile dozu dengede tutulmalı. Onur kırıcı davranışlardan kaçınılmalı. Başkalarıyla karşılaştırılmamalı. Bir gün aynı davranışlara kendilerininde maruz kalabilecekleri unutulmamalı. Hassas insanların kini, nefreti yoktur diye bir şey söz konusu değildir. Bu duyguları da oldukça gelişmiştir. Ancak, intikam alma duygularını baskılar. Çünkü gönül incelikleri, insani tarafları baskındır. Bu yüzden kendilerini daha fazla üzerler. Ama, yapılanı asla unutmazlar. Duygularını derin hissederler, duygusal tepkileri çok ağırdır. Her şeyi ciddiye alırlar. Ellerinde olan bir şey değildir. Çünkü onları duyguları yönetir. Aşırı detaycılık, kararsızlık en zor savaş alanlarıdır. Kaygı bozukluğuna meyilli olsalarda, sosyal yaşamın içinde yer alan sosyal kişiliklerdir. Çok az sayıda kendini kapatan hassas insan görmek mümkündür. Üzmeyin hassasiyeti yüksek insanları. Onların sizden kaçışı sadece iki kelime; Bana müsade…
Hassas gönülleri incitmemek ve yitirmemek dileğiyle.

          Sevgiyle kalın… Kadriye CİRİTCİ

Comments are closed.